ConnecTR 2026 Fuarı’nda, Türk profesyoneller, girişimciler ve şirket sahipleriyle yaptığımız görüşmelerde, Kanada’da elde edilen hukuki ve finansal imkânları ABD’ye taşımaya yönelik ciddi bir talep olduğunu gözlemledik; ancak vizeler, çalışma izinleri ve oturum hakları konusunda zihinlerin bir hayli karışık olduğuna tanık olduk.
Kanada vatandaşı olmanın ya da Kanada’da bir şirkete sahip olmanın ABD göçmenlik mevzuatı açısından doğrudan bir ayrıcalık veya otomatik oturum hakkı sağlamadığını belirtmemiz gerekir. Ancak doğru bir hukuki kurguyla hareket edildiğinde, bu durum süreci belirgin şekilde hızlandıran stratejik bir avantaja da dönüşebiliyor.
Bu yazımızda, Kanada’dan ABD’ye geçişte sıklıkla başvurduğumuz üç temel hukuki yolu ve saha tecrübelerimizi paylaşıyoruz.
1. Kanada Vatandaşları İçin Nitelikli Çalışma İzni: TN (USMCA) Vizesi
Toronto’daki görüşmelerimizde en sık karşılaştığımız yanlış algılardan biri, Kanada pasaportuna sahip olanların ABD’de doğrudan çalışma hakkı bulunduğu yönündeki yaygın kanaatti. Oysa ABD Göçmenlik Kanunları gereği, geçerli bir çalışma izni olmayan yabancı ülke vatandaşlarının ABD’de yasal olarak çalışması mümkün değildir.
Yine de ABD-Meksika-Kanada Ticaret Anlaşması (USMCA - eski adıyla NAFTA) sayesinde Kanada vatandaşlarına çok önemli bir ayrıcalık tanınmış durumda: TN Statüsü.
Bu vizenin detaylarına ve şartlarına daha yakından bakacak olursak:
Sadece Belirli Meslekler İçin Geçerli: TN statüsü her iş için geçerli genel bir çalışma izni değildir. Bu haktan yalnızca USMCA listesinde açıkça sayılan meslek grupları yararlanabilir. Mühendisler, yönetim danışmanları, bilgisayar sistem analistleri ve biyologlar bu mesleklerin başında geliyor. Adayın ilgili alanda diploması ve denkliği olması da şart.
Sınır Kapısında Aynı Gün Onay (CBP Başvurusu): H-1B gibi geleneksel çalışma vizelerinde karşılaşılan yıllık kotalar ya da Göçmenlik Bürosu’nun (USCIS) aylar süren onay süreçleri TN kategorisinde aranmıyor. Kanada vatandaşları, ABD sınır kapılarından veya havalimanlarındaki ön inceleme noktalarından (Pre-clearance) geçerken dosyalarını sınır görevlilerine (CBP) sunarak aynı gün içinde çalışma izinlerini alabiliyorlar.
En Sık Karşılaştığımız Ret Sebebi: Sınır başvurularındaki olumsuz sonuçların temelinde genellikle ABD’deki şirketin hazırladığı İş Teklifi (Job Offer) mektubunun usulüne uygun olmaması ya da adayın diploması ile yapacağı işin USMCA standartlarıyla tam olarak eşleşmemesi yatıyor.
2. Şirketini ABD’ye Genişletmek İsteyenler İçin İse: E-2 ve L-1 Vizeleri
Bireysel çalışma izinlerinin ötesinde, Kanada’daki ticari faaliyetlerini ABD pazarına taşımak isteyen yatırımcı ve şirket sahipleri için ise iki farklı göçmenlik dışı vize türü öne çıkıyor.
Sermaye yapınıza ve mevcut şirket durumunuza göre bu iki kategoriyi şöyle özetleyebiliriz:
A. E-2 Anlaşmalı Yatırımcı Vizesi
ABD ile Kanada arasındaki ikili anlaşma sayesinde Kanada vatandaşları E-2 yatırımcı vizesinden yararlanabiliyor.
Sermaye Koşulu: Kanunda belirlenmiş sabit bir alt limit bulunmuyor; ancak yatırılan tutarın kurulacak işin ölçeğine göre "kayda değer" (substantial) olması ve bu fonların gerçek anlamda ticari riske atıldığının belgelenmesi gerekiyor.
Ekonomik Katkı ve İstihdam: E-2 vizesi sadece yatırımcının ve ailesinin geçimini sağlamaya yönelik küçük işletmelere verilmiyor. Sunulacak 5 yıllık detaylı bir İş Planı (Business Plan) ile işletmenin ABD ekonomisine katkı sağlayacağını ve yerel istihdam yaratacağını kanıtlamak şart.
B. L-1A / L-1B Şirket İçi Transfer Vizesi
Henüz Kanada vatandaşlığı bulunmayan ancak Kanada’da aktif bir şirketi olan girişimciler ve profesyoneller için ise en uygun seçenek L-1 vizesi olarak karşımıza çıkıyor.
1 Yıl Çalışma Şartı: Bu vizeden yararlanabilmek için son 3 yıl içinde en az 1 yıl boyunca Kanada’daki şirkette üst düzey yönetici (L-1A) veya uzman personel (L-1B) konumında çalışmış olmak gerekiyor.
ABD’de Yeni Ofis Yapılanması: ABD tarafında açılacak şube veya bağlı şirket için fiziki bir iş yeri kiralanmalı, şirket kurulumları tamamlanmalı ve Kanada’daki ana şirket ile ABD’deki yapı arasındaki organik bağ belgelenmeli.
3. Ticari Genişlemenin Bir Diğer Boyutu: Gayrimenkul Yatırımları ve FIRPTA Riskleri
Şirket kurulumlarının ve vize süreçlerinin yanı sıra, Kanada’da yaşayan müvekkillerimizin sıklıkla yöneldiği bir diğer alan da ABD’de mülk edinimi oluyor. Kanada’da yerleşik kişilerin ABD’de gayrimenkul satın almasında hukuki bir engel bulunmuyor.
Ancak mülk ediniminin hukuki ve vergisel boyutunu ele alacak olursak, gözden kaçırılmaması gereken iki hayati husus öne çıkıyor:
İlki, ABD’de mülk satın almanın tek başına herhangi bir vize veya oturum hakkı kazandırmadığıdır. İkincisi ise mülkiyetin doğrudan şahıs adına tescil edilmesi durumunda ortaya çıkan ciddi vergi yükleridir:
Satış Aşamasındaki Stopaj Kesintileri (FIRPTA): Yabancıların Gayrimenkul Yatırımlarında Vergilendirme Kanunu (FIRPTA) gereği, ABD vergi hukuku açısından yabancı kişi sayılan satıcılar mülklerini sattıklarında, satış bedeli üzerinden yüksek oranlarda brüt stopaj kesintisine (withholding tax) tabi tutuluyorlar.
Kurumsal Yapılanma İhtiyacı: Bu nedenle gayrimenkul alımlarının doğrudan şahıs üzerine değil; eyalet düzeyinde kurulacak bir LLC veya holding yapısı üzerinden kurgulanması kişisel hukuki sorumluluğu sınırlandırmaya yardımcı olabilir; vergisel etkileri ise şirketin yapısına ve satıcının vergi statüsüne göre ayrıca değerlendirilmelidir. LLC veya holding kurulması, FIRPTA stopajını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Sonuç
Kanada ve ABD arasındaki ticari entegrasyon büyük fırsatlar barındırsa da, her vize ve yatırım türü kendi içinde katı mevzuat şartlarına tabi. Eksik kurgulanmış başvuru dosyaları veya hatalı statü beyanları, sadece o anki başvuruyu değil, gelecekteki ABD vize ve sınırdan giriş haklarını da riske atabiliyor.
Sürecin başından itibaren hem göçmenlik hem de şirketler hukuku boyutunun birlikte planlanması, yatırımlarınızın ve kariyerinizin hukuki güvenliği açısından büyük önem taşıyor. Yıldız Law PLLC olarak, Kanada’dan ABD’ye uzanan sınır ötesi hukuki süreçlerinizde uzman kadromuzla yanınızdayız.